03 Şub 2023

Çevik Dijital Dönüşüm

Buluttan Bile Nem Kapan İnşaat Sektöründe Çevik Yönetim XIV-

Çevik Dijital Dönüşüm

Gün geçmiyor ki uluslararası arenada yeni geliştirilen inşaat teknolojileri ve bunları konu eden etkinliklerle ilgili haberler duymayalım. İnşaat sektörünün dijitalleşme sürecinde diğer sektörlerin gerisinde olduğu herkesçe malum. Öte yandan bu geride kalmışlık; gelişmiş, test edilmiş ve kabul görmüş AR (Artırılmış Gerçeklik), VR (Sanal Gerçeklik), IA (Yapay zeka), veri madenciliği, 3 boyutlu baskı, 3 boyutlu modelleme, 3 boyutlu tarama, GIS (Coğrafi bilgi sistemleri), IoT (nesnelerin interneti), bulut sistemleri gibi teknolojileri kullanarak süreçlerin yeniden tasarlanması ve hızlı adımlar atılması için bir fırsat  yaratabilir.

2 yılı aşkındır süren bu yazı dizisinde “Çeviklik çalışan odaklı olarak değişen müşteri ihtiyaçları ve çevresel koşullara uyum sağlamaktır.” ve “Çeviklik insanla, değer ve zihin yapısı ile ilgilidir” diyor ve bu temele dayanan açıklamalara yer veriyoruz. Şimdi soracaksınız “«Dijital dönüşüm» bu cümlelerin neresinde?” Size tüm kalbimle diyebilirim ki: «Dijital dönüşüm» bu cümlelerin “gizli özne”si; görünmüyor olsa da ruhunda. Şirketinizin değişen dünyada başarılı işler çıkarmaya devam etmesi için çevik olması gerekiyor diyoruz ve dijital araçlar ise çevikliğin önemli kaynakları arasında yer alıyor. Öte yandan bir şirketin dijital dönüşümden başarılı sonuç elde etmesi için ise şeffaf ve öğrenen yani çevik bir organizasyona sahip olması gerekiyor. Sanırım “yumurta-tavuk döngüsü” dersem durumu kısa ve net bir şekilde anlatmış olurum.

Şimdi bu konuyu biraz açalım ve dijitalleşme terimini “Bilgi teknolojisi sistemlerinin yerleşmesi” anlamında kullandığımızı hatırlatarak başlayalım.

İçinde bulunduğumuz meta-modern çağda gelişimin hızlanmasının en önemli sebebinin bilginin şeffaflaşması, demokratikleşmesi ve bu şekilde birikerek ve üzerine eklenerek büyümesi olduğu malum.

Son 30-40 yılda tüm dünya bilgiye dayalı olarak gelişirken, inşaat sektöründe her sefer toplanıp dağılan organizasyonlar, silolar ve güvensizlik ortamında herkesin bildiğini ya da deneyimini kendine saklaması sonucu; sektör ilerlemek bir yana yer yer gerileyip bildiklerini de unutma çıkmazında sıkıştı.

Çevikleşip birlikte öğrenen ve gelişen organizasyonlara dönme sürecinde bilgi teknolojilerinin yeri çok büyük. Hatta bilgi teknolojileri geliştikçe çeviklik artarken siloları kaldırıp birlikte daha iyiyi araştıran takımlara dönüşme sonucu inovasyon ve yeni dijital araçların gelişmesi olanağı artıyor.

Gelin isterseniz bilgi teknolojilerindeki gelişmenin çevikliği nasıl beslediğini ve çevikliğin de bilgi teknolojilerinden elde edilen faydayı nasıl artırdığını birlikte değerlendirelim:

Çevikliğin Birinci Şartı Sürekli Gelişme:

Kaizen”, sürekli öğrenme ve iyileşme kültürü çevik yönetim yaklaşımlarının DNA’sını oluşturuyor. Düzenli iyileştirme toplantıları, geri bildirim ve birlikte değerlendirme seansları ve iyileştirme aksiyonları Çevik yaklaşımların ana yapısını kurguluyorr.

XIX. yüzyılın ünlü fizikçisi Lord William Kelvin “Bir şeyi ölçemiyorsan iyileştiremezsin” diyor. Bu durumda çevik olabilmek için; çevresel koşullardaki değişimin etkilerini ölçmek, yapılan çalışmaların performansını ölçmek ve iyileştirme için alınan önlemlerin yarattığı etkiyi ölçmek temel şart olarak kendini gösteriyor. Ölçmeden, durum tespiti yapmadan neyi iyileştirmemiz gerektiğini, aldığımız önlemlerin işe yarayıp yaramadığını bilemeyiz. Peki manuel raporlarla ne kadar veri toplayabiliriz? Veya bu verilerin güvenilirliğine ne kadar güvenebiliriz? Bu verileri manuel olarak nasıl işleyebiliriz? İnşaat Sektörü olarak doğru ve hızlı veri toplayacak, performans ölümleri yapacak teknolojilere ihtiyacımız var. Sahadaki imalatın kalitesini ve miktarını ölçecek, bunları değerlendirip ileri doğru öngörülerde bulunmamızı sağlayacak teknolojilere ihtiyacımız var. Madem buluttan bile nem kapıyoruz, hava koşullarının imalatımızı nasıl etkilediğini ve ileride ne sonuçlar ortaya çıkacağını tahmin edecek verilere ve bu verileri toplayıp işleyecek teknolojilere ihtiyacımız var. Bu verileri temel bir havuzda toplayıp diğer projelerin öngörülerinde kullanacak, başka projelerdeki deneyimden faydalanmamızı sağlayacak teknolojilere ihtiyacımız var. Ancak bu şekilde ileri dönük olarak iyileştirme planları yapabiliriz. Bu projelerde öğrenilenler birbirinin üzerine eklenerek ilerleyebilir.

Veriye Dayalı Doğru ve Hızlı Kararlar:

Çevikliğin bir diğer şartı hiyerarşisiz, doğru ve hızlı karar verebilen otonom takımlar demiştik. Elimizde veri olmadığında her zaman daha deneyimli, “inisiyatif alabilen” üst yönetimin karar vermesine bizi yönlendirmesine ve onaylamasına ihtiyaç duyarız.  Bu da artan bürokrasi yükü ve hantallaşmaya neden olur. Üstelik yine de yanlış kararların önüne geçemeyiz. Günümüz organizasyonlarında bilgi güç ve gücü elinde tutmayı sevenler bilgiyi kendine saklamayı tercih ediyor ya da verilen kararları destekleyen sağlıklı veriler olmadığı için gizem yaratmayı tercih ediyorlar. Öncelikle çevik zihin yapısının gereği olarak şeffaflıktan, bilgiyi paylaşmaktan korkmayan bir ortam yaratıldıktan sonra gerçek verilere dayanarak doğru kararların alınması için olanak yaratılmış oluyor. Hatta artık daha katılımcı karar alınmasını sağlayan, risk değerlendirmesi yapan dijital karar destek araçları bile geliştirilmiş durumda.

İş Birliği Kültürü:

İnşaat sektörünün gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri, iş birliği kültüründen uzak, çok paydaşlı silo yapısı içinde olması. Bunun sonucunda bilgi bu silolar içinde sıkışıp, disiplinler arasındaki duvarları aşamıyor. BIM yazılımları veya bulut tabanlı doküman paylaşım programları her ne kadar birlikte üretmek için gerekli ortamı sağlasalar da iş birliği kültürü olmadığı sürece BIM yazılımlarından istenen performansı almak mümkün olmuyor. Tasarımın birlikte gerçekleştirilmesi, verilerin birlikte şeffaf bir şekilde toplanması ve suçlama kültürü olmadan süreçlerin ve ürünün birlikte iyileştirilmesi sektörün teknolojiden beklediği katma değeri almasını sağlıyor.

İsrafı önleme:

Depodaki malzemeden, zamana, insan emeğinden motivasyonuna gereksiz sarf edilen her şey israftır ve çevik yaklaşımlar bunların minimize edilmesi ve daha az kaynak kullanımı ile daha çok değer yaratılması üzerine odaklanır. Bu noktada teknoloji her türlü israfın giderilmesi için doğru çözümlerin geliştirilmesi için olanak sunar.

Paylaşılmayan, değerlendirilmeyen bilgi ve bu bilgiyi toplamak için yapılan yatırım firmalara yüktür. O nedenle bilgiyi daha oluştururken ve biriktirirken organizasyonda bundan elde edilecek faydayı maksimuma çıkaracak zihinsel dönüşümü de sağlamak gerekiyor. Bu ise yönetim ve çalışanlarda sadece teknik yetkinliklerin artırılması ile değil zihinsel dönüşümü de beraberinde gerçekleştirmeyi gerektiriyor. Birlikte üretmek, takım olmak, sözleşmeleri bilgiyi paylaşarak büyütecek şekilde yapmak, suçlama kültürünü kaldırarak kontrollü deney yapma ve öğrenme kültürünü yerleştirmek gibi kültürel dönüşümü gerçekleştirmeden dijital dönüşümden sonuç beklemek fazladan yük ve maliyet olarak karşımıza çıkıyor. Aynı şekilde teknolojik gelişmelere yatırım yapmadan sadece zihinsel dönüşüm ile çeviklik kazanmayı beklemek de biraz fazla romantik olabilir. Çevik dönüşüm düşünen ve gelişen organizasyona dönüşmektir ve dönüşüm süreci adım adım gerçekleşir. Organizasyonel gelişime katkı sağlayacak teknolojiyi birlikte bulmak hatta birlikte geliştirmek ve bunu bütünsel bakış açısı ile birlikte adım adım başararak ilerlemek dijitalleşmenin sonucunda beklenen sonuca bizi ulaştıracaktır.

İnşaat sektörü olarak dijital dönüşüme geriden gelmemizin başka sektörlerde geliştirilmiş, test edilmiş ürünlere bir anda kavuşmamız ve patinaj yapmadan arayı kapatmamız açısından faydası olacaktır, öte yandan çalışma şeklimizde, iş birliği kültüründe, çalışan ve müşteri odaklı zihin yapısında gerekli değişimi yapmaz isek dijital dönüşüm firmalarımıza ek yük olarak gelecek ve beklenen faydayı sağlamayacaktır.

Mutlu çalışan, mutlu müşteri ve değer katan işler için dijitalleşerek çevikleşme yolunda hepimize kolay gelsin.

Yazının orijinali İnşaat Tedarik Dergisi-Ocak Şubat 2023 sayısında yayınlanmıştır.

Total Page Visits: 813 - Today Page Visits: 1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir